Değerlendirme şöyle:
Çatışalım, kıralım, asalım, keselim diyenler: Bütünlemesiz direk çakar.
Bu konuyu kurcalayıp kendi kendimizi daha fazla yıpratmanın alemi yok, eğer çatışma çıksaydı başımız çok daha derde girerdi diyenler: AA.
Yahu bakın çıkacak soru belli, kopya da verdik cevabını da söyledik daha ne yapalım?
Sizin bu söyleviniz aklıma bir dostumla kahve içerken konuşmalarımızı aklıma getirdi.
Yazın sıcak günleri yaklaşmış ve üniversitede finaller yapılmış bende üzerine Doç.Dr. bir arkadaşımı ziyarete gitmiştim.
Öğrencilerden laf açılınca bak vizedeki yaptığımı anlatayım dedi:
Vize öncesi son derste Termo Dinamiğin Yasalarını bilmeyen bu dersten geçemez dedim ve vizede 5 soru sordum ilk üç soru Termo Dinamik yasalarıydı dedi.
İlk üç soruyu yapan kişi yüzdesi %15 çıkmış
Varın görün ülkemizin halini.
Genelde hocalar sağ gösterip sol vurmayı adet haline getirince öğrenciler de yeni yöntemler geliştirip başka şeylere çalışıyorlar.Olayın özü budur.
ÖKK mensuplarımıza laf atan,iftira atan,şerefine vs dair ileri geri yorumlar yapan,basiretine karakterine,savaş gücüne,imkan ve kabiliyetine çamur atan alsın ceketini çeksin gitsin! Daha başka bir tabir de kullanırdım da bazı seviyesiz insanların lügatına yeni kelimeler eklemeye ne hacet dedim ve üslubumu bu şekilde tuttum.
Öncelikle millet olarak şunu idrak etmemiz gerekmektedir.Bu millet çok derin maziye sahip bir millettir.Özünde medeniyetler kurmak,yönetmek ve üretmek,özgürlüğüne halel geldiğinde ise istiklali uğruna sonuna kadar direnmek vardır.Bu özgürlüklere kast,ekonomik olur,kültürel olur kimi zaman da askeri olur.Ekonomik ve kültürel asimilasyonda sizin yapacağınız müdahale yer yer kısıtlı olabilir lakin askeri bir karşı koyma topyekün olacağından neticeye daha büyük tesir yapacaktır.Bu bağlamda asker aslında sadece uygulayıcı olarak gözükse (gösterilmeye çalışılsa da) aslında Türk Milleti için herşeydir! Türk Milleti asker doğar!
Türk Askeri yer yüzündeki en onurlu askerdir.Türk Ordusu tüm ordular içinde en onurlu ve haysiyetli ordudur! Bunu,aldığı görevler neticesinde kolayca söyleyebilmekteyiz.
ÖKK mensupları ise Türk Silahlı Kuvvetleri'nin özel operasyonlarında kullanılmak üzere eğittiği elit birlikleridir.Bu birim adından da anlaşılacağı üzere diğer birliklerden farklıdır(alınan eğitim,personel seçimi,donanımı vs).Bu bağlamda normal bir komando,jandarma yahut piyade gibi sınıfların gücünden çok daha etkili bir operasyonel güce sahiptir.Detaylı askeri lügata gerek olmaksızın 10 kişilik bir ÖKK timinin kaç manga askere bedel olabileceğini sanırım burada tartışmak yersizdir.Tüm bunları düşündüğümüzde de ortaya doğal olarak beklentiler çıkmaktadır.Türk Milleti boğazına kadar sıkılmış durumdadır.Günlük hayatta ezik,uluslararası platformda ezik,ekonomisi tüklüm püklüm,medyası satılmış gazetesi "gaste" olmuş ve sürekli de dejenere olmaya devam etmektedir.Tüm bu sıkıntıların yeni bir atılım ve yeni bir Türkiye beklentileri ile aşılacağı(doğru ya da yanlış) beklenmektedir.İnsanımız (mümkün ya da imkansız) bir Kerkük iline ulaşmayı bekliyor.Telafer'deki soydaşlarına yardım etmeyi istiyor.İskeçe'de Gümülcine'de azilen akrabalarını,Razgrat'ta Deliorman'da soy adları değiştirilen canlarını özlüyor.Hocalı Katliamı'na ağlıyor,Nahçivan'ı özlüyor... Ama tüm bu hasretine bir damla olsun su serpme adına dişinden tırnağından arttırıp Kızılay'ına yaptığı yardımlar daha Telafer'e ulaşmadan haysiyetsiz abd askerleri tarafından buna el konuluyor ve abd depolarına indiriliyor! Beklentiler bu derece yüksek,yaşananlar da bu derece edilgen,pasif ve yetersiz olunca da fatura birilerine (hedef gösterilen birilerine) kesiliveriyor! Bu hedef de çoğu zaman,yıpratılmak istenen devletin kurumları oluyor.Bu kurumların başında ise,cumhuriyet tarihinin en az yıpranmış,en az dejenere olmuş ve görevini liyakatle defalarca kaç kıtada yapmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri gelmektedir.
İş bu başlıkta konunun özünü teşkil eden Süleymaniye Baskını esnasında olayın kahramanları abdli askerler ve bizim ÖKK mensuplarımız ve başlarındaki komutanımızdır.Tüm tartışılan Karabay komutanın üstleriyle konuyu istişare edip etmediği,yukarıdan gelen bir direktif doğrultusunda mı yoksa kendi insiyatifi ile mi bu duruma şekil verdiğidir.Eğer ilgili yönetmelik,kanun vs güçlüler için uygulanan ve güçlü olanın şekillendirdiği yazılı metin adı her ne .oksa,o ne der,ona göre ne yapmamız gerekiyor açıkçası bu milletin umurunda bile olmamıştır.Evet belki Karabay komutan mevzuata aykırı olmaması adına bu girişimi yapmış(ya da bazı girişimleri yapmamış) ve bununla da kağıt üzerinde doğru yapmıştır lakin bazen bazı olaylar sadece kağıt üzerinde kalmakta,hafızalarda ise ağır tramvatik hadiseler ilelebet payidar olmaktadır.
Ateş açmayan ÖKK mensupları ast-üst ilişkisi,emre itaat sistemi bakımında zaten değerlendirme dışındadır.Kendisine görev verilen bir Türk Askeri evvelden tecrübeyle sabit olduğu üzre görevini kanının son damlasına kadar yerine getirmiş ve getirmektedir.Tartışılabilirliğine kanaat eder ve uzlaşırsak tartışabileceğimiz yegane konu Karabay komutanın insiyatifi ve üst makamlarla olan istişaresidir.(nokta.)
Bunun haricinde insanları başka amaçlarla itham etmek ve suçlamak ("varsa bana yönelik") açık konuşuyorum,gayri-şerefli bir durum oluşturmaktadır! Eleştiri yapmamdan ötürü bunun altında başka sebepler olduğunu iddia eden olur ve eğer iddiasını ispat edemez ise onun haysiyet ve şerefini de ayrı bir başlıkta değerlendirmek gerekmektedir! Tüm samimiyetimle ve heyecanımla söylüyorum ki (katılırsınız ya da katılmazsınız,önemsemiyorum) orada yaşanacak bir çatışma ile vücut bulacak bir savaş hali,eğer bugünkü esaret altındaki Türkiye'nin makus talihini yenme neticesine dönüşebilecek bir fırsat olacak iseydi,tüm kalbi ve milli duygularımla söylüyorum ki orada ÖKK mensuplarımızın komutanı Karabay'ın bu insiyatifi almasını yahut üsttekilerin sıcak çatışmaya onay vermesini isterdim! Bunu,dedesi 4 sene askerlik yapmış,kurtuluş mücadelesi vermiş bir neferin torunu olarak,Çanakkale'de son teknoloji silahlara boyun eğmeyip zafere koşan bir ecdadın yeni nesli olarak ve 4 kıtada at koşturmuş
şerefli bir milletin bir neferi olarak söylüyorum!
Aman ekonomi ne olur,ani sermaye çıkış nasıl netice verir,müttefikler ne der,AB trenine hangi istasyondan binerim kaygılarını taşıyan zübbe,özgüvensiz abd emperyalizminin esiri olmuş bir genç olarak değil!
Bu ordunun Muavenet gemisi vuruldu,komutanları,askerleri şehit oldu!3-4 hurda gemiye sustuk arkadaşlar!! Yıllarca incirlikten kalkan helikopterler dağlara hainlere yaşam malzemesi attılar,ağır silahlar nakletiler! O sayede binlerce abimiz,uzmanımız,komandomuz bordo berelimiz şehit oldu!Emekli olunca komutanlarımızın kitaplarından okumak ve derinden bir küfretmekten başka ne yapabildik! Echelonlar ile dinlendik,komutanlarımızın uçakları düşürüldü! Kim ne cevap verdi yahut olayın üzerine ne kadar gitti? Müttefik dediğiniz şerefsizler g.doğuda uçağınıza radarınıza karıştırma,helikopterinize karartma uyguladığında bunu afedersiniz donunu temizlemekten aciz mağara canlılarından beklemek ne derece mantıklıdır?! Müttefikiniz şuşu enlemden aşağıda uçamazsın dediğinde ve o yerlerde ülkemizin bekasına yönelik büyük bir tehdit oluşturabilecek bir devlet temeli atılırken bizler kendi şirketlerimizle bu emele ortak olmadık mı! O müttefik dediğiniz size kendi silahınızla bacağınıza sıktırtmadı mı!
Geçin bu müttefiklik söylemlerini Allah aşkına,geçin!
Daha evvelsi gün bir üyemizin mülakatı çıktı.Tabi okumaktan aciz araştırmaktan bi'haber bir millet olduğumuzdan eminim ki bir çok üye de okumamıştır.Kore'de desteğe ihtiyacı olan birliğimize desteğe gelmeyen abd birliğinin kıdemli komutanlarına bu milletin ecdadı kurşunu sıkmak suretiyle cevabını vermedi mi? ("Gidip gördün mü canacan,yalandır dolandır "diyenler çıkar... Biz daha nice yalanlara şahit olduk,şu genç yaşımızda,daha da niceleri yoldadır.Dedekorkut da yalandır,ergn da yalandır di mi!!! ) Velhasıl kelam,olaydan bir netice çıkmış mıdır? Onurlu bir ülke olmayı bildin mi,sana yanaşan da çok olur,dostun da o nisbette genişler ve hakikileşir.Onursuz olana da semer vuran çok olur! Japonya'da bir vatandaşın ölümüne sebep olan abd askerinin komutanlarının Japon hükumeti ve başbakanı karşısında nasıl eğildiğini de unutmayınız! Japonlar bizden daha mı şerefli? Ordusu daha mı kuvvetli? Mazisi daha mı derin? Hayır,onurlular da ondan! Onur işte budur!
Kendinize geliniz...
Sürç-i lisan etiysem affola.Art niyetli insanlara ve uyuyan güzellereydi!
Ne mutlu Türküm diyene!Saygılarımla...